Sayfalar

AHMET TELLİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AHMET TELLİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2012 Perşembe

ANA

(Öner' in anası için)

Kayıp duruyor bakışları
duvardaki resme ve kapıya
oğul mu beklediği, sevgili mi

Belli ki yaşıyorlar hala
uzun uzun yaşıyorlar belli ki
bırakıp gittikleri anılarıyla
Çıkıp gelirler bir gün belki
Üşümüştür çünkü toprağın
soğuk yalnızlığında birisi Öteki arkasında parmaklığın

AHMET TELLİ

Şiir Antolojisi

8 Mayıs 2012 Salı

AĞULU BİR HÜZÜN

Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince
Suçlamak istemesende hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün
Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine
Ve usulca ağmaktadır gözlerinin peteğine ağulu bir hüzün...


AHMET TELLİ


Şiir Antolojisi

7 Mayıs 2012 Pazartesi

ACIYA ALIŞILMAZ

Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa 
gecenin gerilmiş karnını bu saatte
acı tükenip bitmiştir orada artık
çırılçıplaktır tarihin bu sayfası

Fiziğin armağan ettiği bu teller
keçeleştirirken cinsel organımı
haykırıyorum insan olduğumu
ve çatlatıyor alnımın en gergin teli


AHMET TELLİ


Şiir Antolojisi

26 Nisan 2012 Perşembe

ACININ MİLADIYLA

Acının miladıyla başlayan bir hikayedir bu
Yaşayıp gelmişiz ormanlar bir yanarak
Her dönemeçte uğultulu uçurumlar
Her şafakta uzun uzun kurt ulumaları
Ey masalcı
Otur şu geyik postuna
Ve anlat şimdi bütün bunları

Önce yaşadıklarımızı koy ortaya
Hatamızı ve sevabımızı anlat
Görelim nelere kahretmişiz bunca zaman
Nelere göğüs germişiz görelim bir bir
Bedeli ödenmiş midir şafağın, bilelim
Yaşamak
Yeni acılara sürgün etse de bizi

Hayatımız göründüğü kadar basit değil
Ama anlaşılmaz gibi de değil öyle
Çoğunu unuttuk belki şimdiden
Belki bitti birtakım bekleyişler
Umutlar da bitti bir zaman, sevgiler de
Ama unutmayalım
Zulüm de biter hayatımızda

AHMET TELLİ


Şiir Antolojisi

17 Nisan 2012 Salı

ACININ TUTANAKÇISIYIM


Acının tutanakçısıyım
Anlatıp dururum aşkları
Ayrılıkları ve o destan
Yalnızlığını ömrümüzün

Göçebe, gezgin ve aylak
Bir miydim aklıma gelmedi
Bir çingeneyle bir bilici
Hep aynı şeydi bildiğim

Ve serseriliğimdi aşklar
Bir masalcıydım belki de
Yaşadım o büyük serüvenleri
Yolculuklar tarihimdi benim

Acılar yaşanıyordu yurdumda
Peşpeşe yakılıyordu kentler
Bense hep oralardaydım
Daha yangın başlamadan önce


AHMET TELLİ


Şiir Antolojisi

28 Şubat 2012 Salı

ZULME DİRENMEKTİR HAYAT

On beşine bastımı
Dudaklarında bir türkü
Elinde bayrak
Kavga sokaktaki oyuna benzer artık
Çocukluğu
Benzemez
Çocukluğa

Deniz okşayabilir mi
Sarışın bir dağın
Rüzgarlı saçlarını
Uzanarak yelesine hayatın
Tutuklayabilir mi zindanlar
Onun
Vuruşkan sevdasını

Açar da acının rüzgarına
Hüznün solgun yelkenini
Ne zindan karanlığı
Ne zulüm
Ne işkence
İndiremez dudaklarındaki gülümsemenin bayrağını


AHMET TELLİ


Şiir Antolojisi

18 Şubat 2012 Cumartesi

AKBABALAR KELEBEKLER

Yüreği ağzında bir çocuk
Gibi alırken kalemi elime
Beceriksiz, acemi ve olasıya
Yapayalnızım her defasında

Bu sonuncu olsun diyorum
Ömrümün eksiksiz tek şiiri
Yazılsın artık kırk yaşımın
Ve bir aşkın bittiği bu gece

Akbabalar bin yıl kelebekler
Bir mevsim yaşarlarmış ki aşk
Da kısa ömürlüdür, başlar
Gibi biter yaşanmışsa eğer

Yaşanan ne varsa hoşgörünün
Bir parçasıdır artık ama ben
Yine de yakabilirim bu gece
Bütün anılarımı bir şiir için

Sonra irkiliyorum, anılarım yoksa
Dostlarım da terkedilmiştir yangın
Sürüp dururken yurdumda ki o zaman
Kıymeti harbiyesi nedir bu şiirin

Sabaha karşı dilim paslı
Beynim keçeleşmiştir ve yangın
Yalnızlığıma sıçrarken üşüyor
Bütün sözcükler. Umut yoktur

Yüreğim diyorum, kekeme
Alıngan, serseri yüreğim
Sen nerden bilebilirsin
Bir şiirin nasıl yazıldığını

AHMET TELLİ



Şiir Antolojisi

13 Şubat 2012 Pazartesi

AKŞAMI GECİKTİREBİLİRSİN BELKİ

Gün batarken sula fesleğenleri
Balkonun kokusu sokağa taşsın
Sokaklar kayıp çocuklar gibi
Hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın

Sular bulutlanır sen susarsın
Ve kent çıngıraklı bir yılan kadar
Zehirlidir artık sevgilin mahpusken
Üstelik kirli bir lekeye döner umutlar

Acılar katlanır mendil yerine
Sarışınlaşırsın bu kaçıncı güz
Ellerin üşür, çiy düşer çiçeklere
Beklediğin mektuplar da gelmez

Bomboş sayfalara dönerken aklın
Tecrit'teki kitabı fareler kemiriyor
Ve düşlerin sonsuz bir boşluktayken
Bir sigara yakıyorsun, tutuşuyor sular

Akşamı geciktirebilirsin belki
Suladığın fesleğenlerle, kimbilir
Ama vaktin ayırdındadır şimdi
Kuşlar, çocuklar ve mahpuslar

Usulca inse de kol demirleri


AHMET TELLİ


Şiir Antolojisi

10 Şubat 2012 Cuma

81 YILINDA BIR FOTOGRAF

Göz değil bunlar kesinlikle değil
İrin gibi bir nefret akıyor sadece
Dudaklar yok, burun yok, alın yok,
Yüzü yok bu mumyalanmış yüzün

Ölümün rengi gri midir ya da korkunun
Gri midir insan hayvana benzetilirken
Uzun ve pis bir sakal sarkıyor
Göğsüme iliştirilen rakamlara

İşte 81 yılından fotoğraf
Albümlere hiç girmeyecek


AHMET TELLİ


Şiir Antolojisi

8 Şubat 2012 Çarşamba

ANISI BİZ OLALIM


Anısı biz olalım bu sokakların
Öpüşmediğimiz tek saçak altı
Hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
Gürültüsüz sözcükler bulalım
Yeni sevinçlere benzeyen

Biz gelince bir yağmur başlar
Yüzün çizilir buğulanan camlara
Bir uzun karatma biter
Akasyalar köpürür birdenbire
Ve her avluda adınla anılan
Çiçekler sulanır akşamüstleri

Bir arkadaş evinde uğrarız yolüstü
Bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
Başını sessizce omzuma koyarsın
Gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
Her balkonda bir menekşe sesi

Belki yeniden güzelleştiririz
Adları değiştirilen parkları
Perdeleri hiç açılmayan evlerde
Işıklar yanar çocuk sesleri duyulur
Tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
Kendi sesini kemiren alanlar

Anısı biz olalım bu sokakların
Ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
Sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
Yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen


AHMET TELLİ


Şiir Antolojisi

GÜLÜŞÜN EKLENİR KİMLİĞİME

Gün biter gülüşün kalır bende
Anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
Yarım kalan bir şiir belki de

Aykırı anlamlar arayıp durma
Güz biter sular köpürür de
Kapanmaz gülüşünün açtığı yara
Uçurum olur cellat olur her gece

Her gece yeniden bir talan başlar
Acı ses olur, ses deli bir yağmur
Eski bir eylüle gireriz böylece

Sığındığım her yer adınla anılır
Ben girerim, sokağı devriyeler basar
Bir de gülüşün eklenir kimliğime 


AHMET TELLİ



Şiir Antolojisi

YANIK TABLET

Uzun bir sonsuzluk 
Birikti avucumda sen
Oradaydın, yanık izinin 
Unutuldu sandığım
                  Anısında


Dağlayıp geçmişti kor
Ve örtülmüştü üstü
Eşeliyorsun; sızlıyor
Kabuğun altında yara 
                  Kanatacaksın


Zaman aşındırırken
Acıyı ve susuşları
Altında saklıyor
Ahker denilen mağmayı
                  Bilmiyorsun


Külleri savrulmuştu
Meğer kil olup
Birikmiş sessiz
Sonsuzda  
                  Öylece


Böyle anlatıyor
Bir köşesi kırık
Diğer köşesi
Uçurum olan
                  Yanık Tablet 


AHMET TELLİ


Şiir Antolojisi