Nasıl ilerliyor saat acele etmeden
yılları yemenin verdiği güvenle:
günler kısa, üzümler geçici,
soluyor aylar zamandan sarkmış.
Geri çekiliyor dakika
ateşi altında amansız topların
ve birden bir tek yıl kalıyor bize
bir ay,bir gün, ve ölüm yakalşıyor takvimde
Kimse durduramadı suyun akışını,
ne düşünce, ne aşk tutabildi,
aktı,aktı güneşlerin,varlıkların arasından,
ölümümüzü gösterip geçen beyitler.
Sonunda, düşeriz zamanda, bitmiş,
alır bizi zaman, hepsi bu, biz ölüleri,
sürüklenip gideriz varlıksız, gölgesiz
tozsuz, kelimelersiz, kalan kalır,
ve artık yaşamayacağımız şehirde
bomboş kalır her şey, giysilerimiz, gururumuz.
PABLO NERUDA
Şiir Antolojisi
Yerli ve Yabancı Şairlere Ait Şiirlerle Arşivinizi Zenginleştirin. Eğer sizde 'Kendimi En İyi Şekilde Şiirlerimle İfade Edebiliyorum' Diyorsanız Bu Platformda Şiirlerinizi Bizlerle,Şiir Sevenlerle paylaşın.
PABLO NERUDA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PABLO NERUDA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Ocak 2013 Pazar
ARTIK GİTTİ ŞEHİR
Gönderen
dsb
zaman:
14:11
1 yorum
Etiketler:
ARTIK GİTTİ ŞEHİR,
Çeviri,
PABLO NERUDA,
poem,
poet,
şair,
şiir,
Şiir Antolojisi,
Yabancı Şair
25 Eylül 2011 Pazar
AŞK
Bunca gün, ah, bunca gün
Görmeyi seni böyle kırılgan, böyle yakın,
Nasıl öderim, neyle öderim?
Uyandı kana susamış
İlkbaharı koruların,
Çıkıyor tilkiler inlerinden
Çiylerini içiyor yılanlar,
Ve ben gidiyorum seninle yapraklarda
Çamlar ve sessizlik arasında,
Sorarak kendime nasıl, ne zaman
Ödeyeceğim diye şu bahtımı
Bütün gördüklerim içinde
Yalnız sensin hep görmek istediğim
Dokunduğum her şey içinde
Senin tenindir hep dokunmak istediğim:
Seviyorum senin portakal kahkahanı
Hoşlanıyorum uykudaki görüntünden
Ne yapmalıyım, sevgilim, sevdiceğim
Bilmiyorum nasıl sever başkaları
Eskiden nasıl severlerdi,
Yaşıyorum, bakarak, severek seni,
Aşk tabiatımdır benim
Her ikindi daha da hoşuma gidiyorsun.
Nerde o? Hep bunu soruyorum
Kaybolduğunda gözlerin
Ne kadar geç kaldı! Düşünüp inciniyorum,
Yoksul, aptal, kasvetli duyuyorum kendimi
Geliyorsun sen, bir esintisin
Şeftali ağaçlarından uçan.
Bu yüzden seviyorum seni, bu yüzden değil
O kadar neden var ki, o kadar az,
Böyle olmalı aşk
Kuşatan, genel
Üzgün, müthiş,
Bayraklarda donanmış, yaslı,
Yıldızlar gibi çiçek açan,
Bir öpüş kadar ölçüsüz!...
Görmeyi seni böyle kırılgan, böyle yakın,
Nasıl öderim, neyle öderim?
Uyandı kana susamış
İlkbaharı koruların,
Çıkıyor tilkiler inlerinden
Çiylerini içiyor yılanlar,
Ve ben gidiyorum seninle yapraklarda
Çamlar ve sessizlik arasında,
Sorarak kendime nasıl, ne zaman
Ödeyeceğim diye şu bahtımı
Bütün gördüklerim içinde
Yalnız sensin hep görmek istediğim
Dokunduğum her şey içinde
Senin tenindir hep dokunmak istediğim:
Seviyorum senin portakal kahkahanı
Hoşlanıyorum uykudaki görüntünden
Ne yapmalıyım, sevgilim, sevdiceğim
Bilmiyorum nasıl sever başkaları
Eskiden nasıl severlerdi,
Yaşıyorum, bakarak, severek seni,
Aşk tabiatımdır benim
Her ikindi daha da hoşuma gidiyorsun.
Nerde o? Hep bunu soruyorum
Kaybolduğunda gözlerin
Ne kadar geç kaldı! Düşünüp
Yoksul, aptal, kasvetli duyuyorum kendimi
Geliyorsun sen, bir esintisin
Şeftali ağaçlarından uçan.
Bu yüzden seviyorum seni, bu yüzden değil
O kadar neden var ki, o kadar az,
Böyle olmalı aşk
Kuşatan, genel
Üzgün, müthiş,
Bayraklarda donanmış, yaslı,
Yıldızlar gibi çiçek açan,
Bir öpüş kadar ölçüsüz!...
PABLO NERUDA
Gönderen
dsb
zaman:
12:29
0
yorum
Etiketler:
Aşk,
Love,
PABLO NERUDA,
poem,
poet,
şair,
şiir,
Şiir Antolojisi,
Yabancı Şair
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
