Sayfalar

EDİP CANSEVER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EDİP CANSEVER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2012 Salı

İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ


İçinden doğru sevdim seni
Bakışlarından doğru sevdim de 
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan 
Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de 
Beni sevdiğin gibi sevdim seni 
Kar bırakılmış karanlığından.

Yerleştir bu sevdayı her yerine 
Yüzünde ter olan su damlacıklarının 
Kaynağına yerleştir 
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına 
Gül taşıyan çocuğuna yerleştir 
Ve omuzlarına daracık omuzlarına 
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın 
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten 
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir 
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde 
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe 
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran 
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne 
Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun 
Kar taneleri gibi uçuşan 
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine 
Yerleştir bu sevdayı her yerine.

Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere 
Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden 
Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen 
Sevdayı 
Ve köpüklendir 
Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın 
Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten 
Öğrenmez ama öğretir mutluluğu 
Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi 
Biraz da herkes içindir. 
Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli 
Var eden kendini birincisinden 
Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.

Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen 
Tanımadığın bir ülke gibi 
İçinde yaşamadığın bir zaman gibi 
Tam kendisi gibi mutluluğun 
Beni bekliyorsun 
Ve onu bekliyorsun beni beklerken.

EDİP CANSEVER


Şiir Antolojisi

20 Şubat 2012 Pazartesi

YAŞAMAK TELAŞI

Hiç böyle ısınmamıştım;
Daldaki vişneye,
Vitrindeki aydınlığa,
Salça kokusuna mutfağımın,
Akan dereye, uçan buluta,
Hiç böyle ısınmamıştım yaşamaya.

EDİP CANSEVER



Şiir Antolojisi

SICAK HAZİRAN GECELERİ

Saadetin içimde,
Yıldızlar gibi kaynaştığı geceler;
Ben de artık yalnız değilim,
Rüzgarın bütün serinliğini duyuyorum.

Geçen yıl da Haziranın sıcak günlerinde
Çocuktum, böyle aşıktım.
Rüzgarlar yakardı ayak bileklerimi,
İçimi en güzel sevdalar sarmıştı,
Caddelerde gider gelirdim.

Akşamları parklar tenhalaşır,
Gözleri gülerdi kızların
Vitrinler aydınlanırdı birdenbire:
Gelip geçen otobüslerden.
Kızların yüzleri de aydınlanırdı.

Böyle ay ışığında geceleri
Bütün konuştuklarını duyardım kadınların;
Rüzgarlar getirip götürürdü,
Nehir gibi deniz geçerdi köprünün altından.

Böyle sıcacık şehirlerin
Parklarını ve rüzgarlarını severim.
Böyle ay ışığında geceleri,
Sebepsiz üzülürüm.

Sıcak Haziran geceleri,
Aydınlık bir limanın önünde,
Vinçlerin, mavnaların gürültüsü duyulurdu.
Hafif bir mehtap dolardı vitrinlere.
Her günkü saadetini düşünürdü insanlar.

Bir ara köprünün üstünde 
Işıklara bakarken görürdüm.
Şüphesiz yalnızlığımı bilirdi.
Martılar uçardı, bir tuhaf olurdum.
yosun kokuları yakardı içimi.

EDİP CANSEVER


Şiir Antolojisi

2 Ağustos 2011 Salı

MASA DA MASAYMIŞ HA

 
Adam yaşama sevinci içinde  
Masaya anahtarlarını koydu  
Bakır kaseye çiçekleri koydu  
Sütünü yumurtasını koydu  
Pencereden gelen ışığı koydu  
Bisiklet sesini çıkrık sesini  
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu  
Adam masaya  
Aklında olup bitenleri koydu  
Ne yapmak istiyordu hayatta   
İşte onu koydu  
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu  
Adam masaya onları da koydu  
Üç kere üç dokuz ederdi  
Adam koydu masaya dokuzu  
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında  
Uzandı masaya sonsuzu koydu  
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür  
Masaya biranın dökülüşünü koydu  
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu  
Tokluğunu açlığını koydu.  
Masa da masaymış ha  
Bana mısın demedi bu kadar yüke  
Bir iki sallandı durdu  
Adam ha babam koyuyordu.

EDİP CANSEVER

Şiir Antolojisi