Sayfalar

sevilmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevilmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2012 Perşembe

FARK ETMEZ

Zamanı doldurmaksa hayat dediğin
Harcamak istiyorum ömrümü her gün başka bir rüyada
İyi olsun kötü olsun fark etmez

Tecrübelerse hayatı besleyen
Yürümek istiyorum anıları ardımda bırakarak
Hızlı olsun yavaş olsun fark etmez

Anılar izler bırakmaksa çamurlu kaldırımlarda
Yağan yağmurlar silsin istiyorum ne varsa
zor olsun kolay olsun fark etmez

Bir adım ardımda gelecekse dostum
Tükensin istemiyorum günler
Uzun olsun kısa olsun fark etmez

Rüzgârın sesini dinlemekse huzur
Alıp başımı gitmek istiyorum yamaçlara
Uzak olsun yakın olsun fark etmez

Bir lokmayı paylaşmakla çoğalacaksa sevgi
Ağır ağır çiğnemek istiyorum yediğim her şeyi
Acı olsun tatlı olsun fark etmez

Umuda tutunmak sana kavuşmaksa bir gün
Çabalamak istiyorum yolun sonuna dek pes etmeden
Aç olsun susuz olsun fark etmez…


DUYGU SEVİLAY BELİKTAY


Şiir Antolojisi

5 Ocak 2012 Perşembe

BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin 
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum 
Büyüdükçe büyüyor gözlerin 
Ben sana mecburum bilemezsin 
İçimi seninle ısıtıyorum 


Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor 
Bu şehir o eski İstanbul mudur? 
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor 
Sokak lambaları birden yanıyor 
Kaldırımlarda yağmur kokusu 
Ben sana mecburum sen yoksun 


Sevmek kimi zaman rezilce korkudur 
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur 
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan 
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu 
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından 
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman 
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu 


Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor 
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor 
Durup köşe başında deliksiz dinlesem 
Sana kullanılmamış bir gök getirsem 
Haftalar ellerimde ufalanıyor 
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem 
Ben sana mecburum sen yoksun 


Belki Haziranda mavi benekli çocuksun 
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor 
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden 
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun 
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor 
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin 
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor 


Ne vakit bir yaşamak düşünsem 
Bu kurtlar sofrasında belki zor 
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden 
Ne vakit bir yaşamak düşünsem 
Sus deyip adınla başlıyorum 
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin 
Hayır başka türlü olmayacak 
Ben sana mecburum bilemezsin..


ATİLLA İLHAN


Şiir Antolojisi

SEVGİLERDE

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.



Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı


BEHÇET NECATİGİL


Şiir Antolojisi

4 Ocak 2012 Çarşamba

ÖPÜŞ TADINDA

Bir şiir
Tek bir şiir yazmalıyım
Uyağı rüzgâr olan
Yağmura bürünmüş soluğu


Bir gün
Tek bir gün kalmalı
Benden kalacaksa geriye
Bir öpüş tadı dudağımda


Ve bir öpüş tadında
Olmalı o şiir de

AHMET UYSAL

Şiir Antolojisi

20 Aralık 2011 Salı

HOŞ GELDİN

O gün geldi sanırım güneşin ışıkları odamda
Bembeyaz perdeler habercisi bu esen mutluluğun
Komşu kadının sesi yankılanırken sokaklarımda
Mahalleye hayat vermekte ıslığı küçük bir çocuğun


Köşe başında bekleyen amca
Ve ağır adımlarla arkasından gelen teyze
Hepsinin yüzünde bir tebessüm
Sanki paylaşmışlar bu huzuru


Yalan izini kaybettirmiş şimdi uzak diyarlarda
Baharımı getirdin sevgilim
Yağmurlarım diniyor dokunduğun yanaklarımda
Açan güneşte parlayan senin yüzün
Gece denize vuran yakamoz seni yansıtır
Aynaya baktığımda yine bir tek sen varsın
Düşünmeyi bıraktım her anı birlikte paylaşalım…

DUYGU SEVİLAY BELİKTAY


Şiir Antolojisi

KANATLARIM

Oldurduğum yerde miyim yoksa hayat mı beni buraya sürükledi
Ne zaman kaybettim yularını zamanın
İçine düştüğüm kuyudan çıkma vakti gelmedi mi?
Oyunlar bitti
Pembe panjurlu evde yalan
Bilet satan amca da yok artık köşe başında
Sokaklar kirli
Sokaklar uzun
Sokaklar taşlı
Sızan ince bir ışığa hasret pencerem
Oysa ne güzeldi kanatlarımın olması
İşte bu yüzden severim kuşları
Özgürlüklerini kıskanırım
Arkalarına bakmadan gidişlerini
Her mevsim başka hayatlardan geçişlerini
Elbet bir gün yuvaya dönüşlerini… 


DUYGU SEVİLAY BELİKTAY


Şiir Antolojisi

19 Aralık 2011 Pazartesi

AŞKIN TARİFİ

Eğer...
Onu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz...
Ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
Onunlayken pervaneleşen yelkovanlar, 
Onsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, 
bir akrep kadar hain... 

Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor,
Ondan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz,
Mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, 
Mahcup somurtuyor Ya da muzip sırıtıyorsa
Ve o, her durduğunuz yerde duruyor, 
Her baktığınız yerden size bakıyor, 
Siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...

Dünyanın en güzel yeri onun yaşadığı yer, 

En güzel kokusu bedenindeki ter,
En dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
Hayat onunla güzel ve onsuz müptezelse... 

Elmalar pembe,
Kiremitler pembe, 
Gökyüzü, yeryüzü, 
Onun yüzü pembeyse,
Kışlar ilkbaharsa, 
Yazlar ilkbahar, 
Güzler ilkbahar... 
Her şiirde anlatılan oysa...
Her filmin kahramanı o...
Her roman ondan söz ediyor, 
Her çiçek onu açıyorsa...
Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor
Ve o gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,
İştahınız kapanıyor,
İştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa,
İştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa... 

Eliniz telefonda yaşıyor,
İşaret parmağınızla ha bire onu tuşluyor, 
Dara düştüğünüzde kapıyı çalanın o olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona o diye atlıyor, 
Vitrindeki her giysiyi ona yakıştırıyor, 
Konuşan birini dinlerken "keşke o anlatsa" diye iç geçiriyorsanız... 

Kokusu burnunuzdan, 
Sureti gözünüzden, 
Sesi kulağınızdan,
Teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
Özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
Hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız... 

Onsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
Gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; 
Bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep onun yüzü suyu hürmetine... 

Uğruna ödenmeyecek bedel, 
Gidilmeyecek yol, 
Vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa...
Nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız
Ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...
Kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa...
Ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... 
Gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, 
Bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa 
Ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, 
Sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla... 

O halde bugün sizin gününüz!..
"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

CAN DÜNDAR


Şiir Antolojisi


İSTERSEN HİÇ BAŞLAMASIN

İstersen hiç başlamasın
Bu hikaye eksik kalsın  
Onca yaraların ardından  
Yeni bir aşk yaratamazsın 


Örselenmiş bir çocukluk  
İşte benim bütün hikayem  
Kaç sevda geçse de yüreğimden  
Bu yıkıntıları onaramazsın


İstersen hiç başlamasın 
Geç kalmışız birbirimize 
Yanlış kapılarda geçmiş bunca yıl 
Dönemeyiz artık ilk gençliğimize 
İstersen hiç başlamasın 
Söz verelim kendimize. 


MURATHAN MUNGAN

30 Kasım 2011 Çarşamba

OLMASA MEKTUBUN

Olmasa mektubun,
Yazdıkların olmasa
Kim inanırdı
Senle ayrıldığımıza.

Sanma unutulur,
Kalp ağrısı zamanla
Herşeyi unutarak
Yaşanır sanma.

Neydi bir arada tutan şey ikimizi
Birleştiren neydi ellerimizi
Bırak bana anlatma imkansız sevgimizi
Sevmek birçok şeyi göze almaktır.

Baksana geçmişe,
Ne çok anıyla yüklü
Nerde o taverna,
Nerde sinema

Harcanmış zamanla
Yeniden yaşanmaz ki;
Geç kaldıktan sonra
Arama boşa!

MURATHAN MUNGAN


Şiir Antolojisi

12 Kasım 2011 Cumartesi

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını Kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.



Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir Gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın



Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,



Sevdiğin Kadar Sevilirsin!...

CAN YÜCEL


Şiir Antolojisi

15 Ekim 2011 Cumartesi

AÇSAM RÜZGARA

Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
Mavilerde sefer etmek!
Bir sahilden çözülüp gitmek
Düşünceler gibi başıboş.
Açsam rüzgara yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.
Bir limanda, büyük ve beyaz...
Mercan adalarda bir liman..
Beyaz bulutların ardından
Gelse altın ışıklı bir yaz.
Doldursa içimi orada
Baygın kokusu iğdelerin.
Bilmese tadını kederin
Bu her alemden uzak ada.
Konsa rüya dolu köşkümün
Çiçekli dalına serçeler.
Renklerle çözülse geceler,
Nar bahçelerinde geçse gün.
Her gün aheste mavnaların
Görsem açıktan geçişini
Ve her akşam dizilişini
Ufukta mermer adaların.
Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
İller, göller, kıtalar aşmak.
Ne hoş deniz deniz dolaşmak
Düşünceler gibi başıboş.
Versem kendimi bütün bütün
Bir yelkenli olup engine;
Kansam bir an güzelliğine
Kuşlar gibi serseri ömrün.

ORHAN VELİ KANIK


Şiir Antolojisi

27 Eylül 2011 Salı

KİMSELER BİLEMEZ

Kimseler bilemez beni
Senin bildiğin kadar

İçinde yan yana uyuduğumuz
Gözlerin
Benim insan parıltılarıma
Dünyanın gecelerinden daha iyi bir gelecek hazırladı

İçinde uçtuğum gözlerin
Yolların gidişine
Dünyanın dışında bir anlam verdi

Bize belirtilenler
Gözlerindeki sonsuz yalnızlığımızı
Artık kendilerini sandıkları gibi değiller

Kimseler bilemez seni
Benim seni bildiğim kadar

PAUL ELUARD


Şiir Antolojisi

ZAAFLAR

Senin hiç yoktu 
Benimse vardı bir tane, 
Seviyordum.
 
BERTOLT BRECHT


Şiir Antolojisi

BIRAKIP GİTTİN BENİ

Bırakıp gittin beni bütün kapılarda
Bütün çöllerde tek başıma kodun
Şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
Vardığım hiç bir yerde deildin
Sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam
Hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
Denizde dalgakırandan da boş boşluğunu bir günün
Seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği

Bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
Her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
Düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
Yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
Düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden

Başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
Bana bakıp görmediğin için
Ben yokken içini çektiğin için

Ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen...

LOUIS ARAGON



Şiir Antolojisi

F....s. O....d'e

Sevilmek mi? -öyleyse bırakma yüreğini
Şimdiki yolundan ayrılmaya.
Olduğun herşeyken şimdi,
Olmadığın şey olma.
Böylece kibarlığın, lütfun,
Aşkın güzelliğin, sonsuz bir
Övgü konusu olacak yeryüzünde,
ve aşk-basit bir görev.

EDGAR ALLAN POE


Şiir Antolojisi